6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile Getirilen Yenilikler.

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ile getirilen yenilikler ve ayıplı malların iadesinde sağlanan kolaylıklar.


6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 28 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte 4077 sayılı eski kanuna göre gerçekten adının hakkını veren bir hal almış oldu. Öncelikle kimlerin bu kanunun sağladığı olanaklardan yararlanabileceğini belirlemek gerekiyor:

Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder.

Kanundaki açık düzenlemeye göre; tüketici kavramı oldukça geniş tutularak bu kapsama ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden herkes dâhil edilmiş. Diğer önemli bir husus olan Tüketici İşlemleri Kavramı ise:

Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem.

Bu şekilde tanımlanarak 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’u uygulanma alanı geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Bunlar dışında birçok radikal değişiklik olmasına rağmen bizim için asıl önemli olan düzenleme AYIPLI Mala ilişkindir. Yeni kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, ayıplı mallara ilişkin ispat yükü şu şekildedir:

Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir.

Bu düzenleme ile birlikte sizin tüketici olarak satın almış olduğunuz bir malda satın alma tarihinden itibaren ilk altı ay içerisinde ortaya çıkabilecek ayıplardan sorumluluk üretici, satıcı ve ithalatçı üzerine bırakılmakta malın teslim tarihinden itibaren sorunsuz olduğunu üretici, satıcı ve ithalatçının ispatlamaları gerekmektedir.

İspat yüküne ilişkin bu düzenlemenin hemen ardından yine tüketici lehine sunulan bir takım haklar belirlenmiştir. Bunlar:

Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,

Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme.

Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un bize sunmuş olduğu bu seçimlik haklar sayesinde satın alma tarihinden itibaren ilk altı ay içerisinde ortaya çıkan ayıplarda onarım istemeye bile gerek kalmadan bedel iadesini talep edebilme imkânı doğacaktır. Satıcı, üretici ve ithalatçının sorumlulukları ortak olduğundan hiçbir şekilde tüketicinin seçimlik hakkını engelleme imkânları yoktur.

Örneğin 01.02.2018 tarihinde 80.000 Tl değerinde satın olmuş sıfır arabada ortaya çıkan ayıp için 01.08.2018 tarihine kadar garanti kapsamında onarım dahi talep etmeksizin ayıpsız benzeri ile değişim veya bedel iadesi hakkınız bulunmaktadır.

Yalnızca araba için değil tüketici sıfatıyla taraf olduğunuz satın almalardaki tüm ürünler de bu kural geçerlidir.

Av. Serkan Ergüler

3 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Social Law in The Era of Arbitration

Create a blog post subtitle that summarizes your post in a few short, punchy sentences and entices your audience to continue reading. Welcome to your blog post. Use this space to connect with your rea

© 2020 by Ergüler Hukuk Bürosu Tüm hakları saklıdır.

Numune Evler Mah. Çaylı Cad. No:89/1 Dörtyol/Hatay

0326 712 1029 - 0554 784 7251  

  • White LinkedIn Icon